Uzm. Dyt. Zübeyde Semiz: Bilimsel Yaklaşımla Sağlıklı Beslenmeye Rehberlik!
Beslenme ve diyetetik alanındaki yolculuğunu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Çocuk Evleri Sitesi’nde çalışırken edindiği gözlemlerle başlatan Uzm. Dyt. Zübeyde Semiz; mesleğini yalnızca kilo kontrolü değil, yaşam boyu sürdürülebilir sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması üzerine inşa etti. Eczacılık Fakültesi yüksek lisansı, fonksiyonel tıp ve fitoterapi alanlarındaki uzmanlıkları ile danışanlarına bilimsel ve bütüncül bir bakış açısıyla rehberlik ediyor. Detoks, alkali yaşam, tedavi edici beslenme gibi spesifik alanlarda uzmanlaşan ve sporcu beslenmesinden çocuk ve yaşlı bireylere yönelik danışmanlığa kadar geniş bir yelpazede çalışan Semiz, sosyal medyadaki bilinçlendirme çalışmaları ve Samsun’daki bölgesel beslenme alışkanlıklarına yönelik projeleriyle de dikkat çekiyor. Mesleğini “koruyucu hekimlik” anlayışıyla icra eden Uzm. Dyt. Zübeyde Semiz, gelecek hedefleri arasında sosyal sorumluluk projeleri ve akademik çalışmalarıyla mesleğin saygınlığını daha da yukarı taşımayı amaçlıyor.
‘’Sağlıklı Beslenme Bir Ömür Boyu Sürmeli’’
-
Sizi tanıyarak başlayalım… Beslenme ve diyetetik alanındaki yolculuğunuz nasıl başladı?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Çocuk Evleri Sitesi’nde çalışırken, ebeveynlerinden ayrı yaşayan çocuklarda duygusal ve sezgisel bozukluklardan kaynaklanan davranış değişikliklerini gözlemledim. Kurum bakımına alındıktan sonra bu çocuklarda aşırı yeme bağımlılığı ve sağlıksız beslenmeden doğan problemler dikkatimi çekti. Bu durum beni, beslenme ve diyetetik alanında eğitim almaya yöneltti. Gündüz okula giderken, gece çalıştığım işte çocuklara etüt saatlerinde hem sınav hazırlıklarında yardımcı oldum hem de rol model oldum. Böylece serüvenim başlamış oldu.
Eğitim sürecinizde Eczacılık Fakültesi yüksek lisans eğitiminiz size mesleğinizde nasıl bir vizyon kazandırdı?
Bence bu eğitim olmazsa olmaz. Çünkü biz ilaç yazmıyoruz ve bize gelen danışanlar sadece zayıflamak için gelmiyor. Kilo kontrolü talebi olsa bile altında mutlaka farklı nedenler yatıyor. Bu nedenleri tedavi etmek veya destek olmak adına, bitkisel ürün veya takviyeleri bilimsel temellere dayalı olarak önermek çok önemli. Bu yaklaşımın mesleğime profesyonel bir vizyon kattığını düşünüyorum. Sağlık multidisipliner bir bakış açısını gerektirir.
Detoks, alkali yaşam ve tedavi edici beslenme gibi spesifik alanlarda uzmanlaşmanızın temel nedenleri nelerdir? Bu alanların sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Detoks, ihtiyaç duyulduğunda profesyonel destekle yapılması gereken, vücudun adeta süpürgesi gibidir. Alkali beslenme ise sürdürülebilir ve koruyucu bir yaşam biçimidir; asidik beslenme ise vücudu ciddi deformasyonlara açık hale getirir. Her kişinin ihtiyacı farklıdır, bu nedenle kişiye özel beslenme ve alternatifler sunabilmek için her alanda bilgiyle donanmayı seviyorum. Meslekte zirveye ulaşmak, bilimsel altyapı ve donanımla mümkündür.
Sporcu beslenmesi, çocuk ve yaşlı bireylerde beslenme danışmanlığı gibi farklı yaş ve yaşam tarzlarına özel çalışmalar yürütüyorsunuz. Bu danışmanlıklarda en sık karşılaştığınız yanlış beslenme alışkanlıkları nelerdir?
Mesleğim adına en çok üzüldüğüm konu, diyetisyenlerin yalnızca zayıflatan veya kilo aldıran kişiler olarak görülmesi. Oysa amacımız beslenme alışkanlıklarını kalıcı olarak değiştirmek. İnsanlar genellikle bunu geçici bir süreç olarak görüyor. Ben de danışanlarıma “Evlatlarınızın ömründen çalmak ister misiniz?” diye soruyorum. Çünkü doğru beslenme bir ömür boyu sürmeli. Samsun’un kozmopolit yemek kültürü, yüksek karbonhidrat tüketimi gibi alışkanlıklar da bu süreci zorlaştırıyor. Ancak çalıştığım kurumda yetiştirdiğim çocuklara bu bilinci aşılayabiliyorum.
Fonksiyonel tıp ve fitoterapi alanlarında da çalışmalar yapıyorsunuz. Bu bilim dallarının beslenme tedavilerinde nasıl bir katkısı olduğunu okuyucularımıza açıklar mısınız?
Fonksiyonel tıp ve fitoterapi, mesleğimle paralel ilerleyen bilim dallarıdır. Diyetisyenlik sadece kısıtlama veya tavsiye değil; koruyucu hekimliktir. Koruyucu hekimlik ise hayat boyu sağlığı korumak anlamına gelir. Allahu Teâlâ insanları 120 yaşına kadar hastalıksız yaşayabilecek bir kapasitede yaratmış, ancak biz vücudun dengesini bozuyoruz. Bu alanlarda aldığım eğitimler ve yüksek lisansım, mesleğime ciddi katkılar sağladı.
Sosyal medya platformlarında geniş bir kitleye ulaşıyor ve toplumu bilinçlendirme çalışmaları yürütüyorsunuz. Dijital mecralarda bilgi verirken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mesleğin hak ettiği değeri bulması ve “sadece kilo kontrolü” algısından çıkması için sosyal medyayı etkin kullanıyorum. Bilgiyi aktarırken bilimsel temellere dayalı, anlaşılır ve toplumu harekete geçirici bir dil kullanmaya özen gösteriyorum.
Samsun’da hizmet veren bir uzman olarak, bölgesel beslenme alışkanlıklarının danışanlarınıza nasıl yansıdığını gözlemliyorsunuz?
Samsun, kozmopolit yapısı nedeniyle çok çeşitli yemek kültürüne sahip. Karbonhidrat ağırlıklı beslenme oldukça yaygın. Bu alışkanlıkları değiştirmek zor olsa da, kurumumda eğitim verdiğim çocuklara bu konuda bilinç kazandırabiliyorum.
Gelecek dönem için mesleki hedefleriniz ve hayata geçirmeyi planladığınız projeler nelerdir?
Allah ömür verirse, hem mesleğim hem de ilgilendiğim çocuklar adına pek çok planım var. Sosyal sorumluluk projeleri geliştirmek, mesleğimizi “zayıflatma” algısından çıkararak hak ettiği saygınlığa kavuşturmak, doktora yapmak ve üstlendiğim misyon doğrultusunda gücüm yettiğince çalışmak hedeflerim arasında.
Tepkiniz nedir?
Like
1
Beğenmedim
0
Aşk
0
Eğlenceli
0
Angry
0
Sad
0
Vay canına
0
